SOHBET'E BAĞLAN



MOBİL ESKİ SÜRÜM

Hababam.ORG Mobil Sohbet Sitesi

Kaliteli bir sohbet ortamı arıyorsanız
hababam.org tam size göre.
üyeliksiz hemen şimdi sohbete başlayın.

Romantik Sözler

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten…

Yağmur başlayınca gelse de ıslansak diyeceği biri olmalı insanın.

Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.

Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu şeytan doldurur.

Senin suçun yok ”hayat” ben buraya zaten ”elveda” demeye geldim.

Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.

Herkes kaybettiği kadar içecekse o masadan en son ben kalkarım.

Beni hep yanlış anladın sen. Sana geleceğim ol demiştim. Gel ecelim ol değil…

Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

Mutlu anlarda herkes birlikte olur. Mühim olan mutsuzluğu da paylaşabilmek…

Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.

Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Bazıları konuşmaz; gözlerine beş saniye bakar, ömründen beş yıl gider.

İlham perisi kaçmış şair gibiyim… Kalemim söz değil, yüreğim sensizlik yazıyor…

Kıskançlık falan değil ki bu. Benim olanı başkasıyla paylaşamam. O kadar.

Sen daha benim, senin için neler yapabileceğimi görmedin. Seni çok sevebilirim mesela…

Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım.

Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

Sanki hiç pişman olmamışım gibi, hayat karşıma ‘seni pişman ederim’ diyenleri çıkartıyor.

Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

Fazla abartmayın. Çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız aşk, bir gün bir hoşçakala sığacak.

Uyudun mu? diye yazılır, “Ne olur uyumamış ol, konuşmaya ihtiyacım var” diye okunur.

Belki de hayatımızı değiştirecek insanlar yolda yürürken sessiz sedasız geçmişlerdir yanımızdan.

Seni anlatabilsem seni… Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.

Daha iyilerine layıkmışım. Kendim için doğru kararlar verebiliyor olsam senle ne işim olur zaten.

Bu da benim yeteneğim. Olmasan da severim seni, hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.

Artık hep hayal ettiğimiz yeni bir başlangıcı değil; hiç düşünmediğimiz mutlu bir sonu istemeliyiz.

Aklımda olduğun sürenin yarısı kadar yanımda olsan, hiç sorun kalmayacak gibime geliyor.

Eğer inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen, gün gelir en sağlam yerinden kopar… Canın yanar…

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.

Aşk şişe çevirmece oyunundaki şişeye benzer. Kimde durursa dursun ya doğruluk ister ya da cesaret.

Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.

Şarkılara neden “parça” dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

Ben kıskancım. Kıskanırım, karışırım, kızarım ama gitmem hep yanında olurum. Seni en güzel ben severim.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben; gözlerinin daldığı yerdeyim.

Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın…

Bir çocuk masumiyetiyle, bir kez daha ”elma” diyorum artık çık! Aşksız kaldım sevgili, korkutuyor yalnızlık.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum…

Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı.

Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Bazen “o” senden daha fazla mutlu olsun diye, mutsuzluğu göze alabilirsin. Hatta çok güzel mutsuz olabilirsin.

Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

Dediler ki: eskiden böyle değildin, içine kapandın. Dedim ki: içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.

Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

Sen istediğin kadar unutacağım diye uğraş, nasılsa bir şarkı çalar kulağına bir yerlerden ve tekrar hatırlarsın.

O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. Ve umurumda değil hiç kimse, ne halim varsa görmekle meşgulüm.

Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri gözümde olmasın.

Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar. Aşk gibi, ihanet gibi, yalnızlık gibi. Geç olur, güç olur ama sonunda mutlaka olur.

Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi?

Olsun be aldırma. Yaradan yardır sanma ki zalimin ettiği kârdır, mazlumun ahi indirir sahi. Her şeyin bir vakti vardır!

Aşk dudaklarda kahkaha değil, gözlerdeki yaştır. Maksat sevgi uğrunda ölmek değil, uğrunda ölecek sevgili bulmaktır…

Dün bir şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim.

Sevgi ne boğazda, ne mum ışığında yemek yemek, ne de pahalı bir pırlanta demek. Sevgi; bir lokmada iki mutlu insan demek…

Yaprak döken gençliğimin satir aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.

Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!

Bir gün, bir rüzgar eserse oralara. Benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına, unutma! Sende bana bir tutam sevgi yolla.

Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde, ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.

Kendine iyi mi bakarsın, üstün açık mı uyursun, montsuz dışarı mı çıkarsın, Allah belanı mı verir, beni ilgilendirmez artık.

Bir silahım olsaydı, bir silahım… Yoksulluğu şakağından, Kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

Gel! Bekliyorum, kalbimi kır yine, canımı yak! Daha da acıt hatta. Seni başkasıyla düşünmekten daha fazla acıtmaz sonuçta.

Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni.

Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim…

Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum ‘Allah sevdiğine kavuştursun’ der diye.

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.

Seninle olmanın en güzel yani ne biliyor musun? Ellerin ellerime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını ta yüreğimde hissetmek…

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Ve sen hiçbir zaman sol anahtarı yaptıracak bir çilingir bulamazsın. Bana kalırsa sen, ömrünün sonuna kadar, o şarkının kapısında kalacaksın!

Gecenin karanlığındasın, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakin unutma…

Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir. Ve aşk öyledir ki nerde imkânsız varsa onu seçer.

Eğer şu an konuşacak durumda olsaydım, sesini duymak için neler vermezdim, seni ne kadar çok sevdiğimi anlatamam, yolunu bulabilseydim zaten şu anda çile çekmezdim…

Ruhumu yerlere serip hasret çektirende olsan, ne aşkına bedduam nede sana kinim var, deryada akar gibi bin bir dertle dolsam da, seni mahşere kadar sevmeye yeminim var!

Sözlerin aklımda ya da aklımın ardında, hayalin karşımda ya da sesin kulağımda, ya ben çıldırıyorum, ya da çok pekguzelsozler.com özlüyorum, ya özlemek, ya da özlenen çok özel bir tanem.

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Bağlanmayacaksın Şirri Bağlanmayacaksın Şirri

Bağlanmayacaksın   Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela....

DEVAMI
Kapak Sözler Kapak Sözler

Bana kalbimdesin deme, bilirsin kalabalıkları sevmem. Egosunu öyle beslemiş ki; karakteri aç kalmış. Sen bunu yapamazsın diyen insanlara gülüp geçirmek lazım. Sadece...

DEVAMI
Etkileyici Sözler Etkileyici Sözler

O kadar güzel unutmuştun ki beni, hatırlatmaya kıyamadım. Kasımda aşkı bulamadık, kapıyı aralık bıraktık. Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık...

DEVAMI